Take a fresh look at your lifestyle.

Dünya Kadınları Aynı Şarkıyı Söylüyor: Las Tesis

7

Şili’de başlayan ve tüm dünyaya yayılan Las Tesis’in Türkiye ayağı, İstanbul İzmir ve Ankara’daki polis müdahalelerine ve gözaltılara sahne oldu. Ama Las Tesis’in Türkiye hikayesine bakmadan önce nerede ve nasıl doğduğunu, tüm dünya kadınlarını nasıl birleştirdiğini anlamak gerek.

Las Tesis, önce Şili, ardından Türkiye de dahil dünyanın birçok ülkesinde, kadına şiddete karşı düzenlenen danslı gösterilerin adı olarak biliniyor. Esasen  Las Tesis gösterilerinin nasıl çıktığını ve dünyaya yayıldığını anlamak için biraz geriye dönmek gerekiyor. Las Tesis, aslında Şilili Feminist Kolektifin adı. Kolektif, 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü’nde Şili Kadın Hakları ve Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Bakanlığı önünde bir danslı protesto düzenledi ve Kadın cinayetlerini, cinsel saldırı ve istismar olaylarını protesto etmek için toplanan yüzlerce kadın, önceden hazırlanmış sözler ve koreografiyle danslı bir eylem gerçekleştirdi. Eylem Şili’de ve tüm dünyada gerçekleşen kadına yönelik şiddeti ele almakla birlikte özel ve çok acı bir özneye de sahip. Bu özne; gözaltına alındıktan sonra vahşice işkence edilmiş bedeni Santiago’daki belediye binasının demirlerine asılı bulunan pantomim sanatçısı Daniela Carrasco…

Daniela Carrasco Anısına…

2. Whatsapp Grubumuz Açılmıştır. Editör tarafından sadece önemli haberlerin paylaşımı yapılmaktadır.

Carrasco, Şili’de 6 Ekim’de başlayan, ulaşım, eğitim ve sağlık hakları için başlayan protestoların simgelerinden biriydi. 19 Ekim’deki gözaltına alınanlar arasındaydı ve ne yazık ki bir gün sonra vahşice işlenmiş bir cinayetin kurbanı olduğu ortaya çıktı.

Şilili Feminist Kolektif Las Tesis, Daniela Carrosso anısına Yolunda Bir Tecavüzcü adını taşıyan dans gösterisi hazırladı ve 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü’nde yüzlerce kadınla birlikte haykırdı bu sözleri…

Düzenleyicisi sebebiyle Las Tesis adıyla anılan gösteriler, kısa sürede dünyaya yayıldı. Kadınlar acılarını, öfkelerini, isyanlarını sokaklarda dans ederek ve şarkı söyleyerek anlatıyor. Gözlerine bağladıkları siyah tüllerse şiddet eylemleriyle kör edilen kadınları sembolize ediyor.

Türkiye’de de önce İstanbul, İzmir ve Ankara’da ardından Konya, Mersin ve başka illerde gerçekleştirildi Les Tesis. Gösterilerde Şili’de söylenen şarkı sözleri tekrarlanıyor. Tüm dünya kadınlarını birleştiren bu şarkıyla birlikte, şarkı dışında söylenen “Asla Yalnız Yürümeyeceksin” sözü daha bir anlam kazanıyor.

Suç Bende Değil, Her Neredeysem…         

Tüm dünya kadınları aynı şarkıda birleşirken İstanbul, İzmir ve Ankara, polis müdahaleleri ve gözaltılarla diğer gösterilerden ayrı bir noktaya geçti.  İstanbul Las Tesis eyleminde gözaltına alınanlardan biri olan Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu’ndan Fidan Ataselim, hem gösteriye nasıl hazırlandıklarını hem de gözaltı sırasında neler yaşandığını anlattı.

Her kadın gibi Şili’deki eylemleri görünce heyecanlandıklarını söyleyen Ataselim, ‘biz neden yapmayalım?’ diyerek yola koyulduklarını anlatıyor. Kadın meclislerini çağrısıyla toplantı düzenlenmiş, ardından katılımcılarla iki prova yapılmış ve böylelikle gösteriye hazırlanılmış. Sözlerin çevirileri ve koreografi, Şili’de olduğu gibi kullanılmış. Ataselim, sözlerin ortaklığına vurgu yapıyor: “Sözlerin içeriği dünyanın her yeriyle aynı çünkü anlayış aynı. Genelde bir kadın şiddete uğradığında meşrulaştırmak istenircesine nerede olduğu, saat kaçta olduğu, ne giydiği, ne içtiği sorulur. Bu sorular üzerinden bir meşrutiyet yaratılmaya çalışılır. Hep kadın suçlanmaya çalışılır. Performans “Suç bende değil, her neredeysem, ne giydiysem, suç bende değil” diyerek bunu ifade ediyor.

Ataselim’e göre Las Tesis gösterisinde kullanılan şarkının sözlerinin hedefi çok belli; toplumsal cinsiyet eşitliğine saygı duymayanlar, kadına şiddeti önlemeye çabalamayanlar: “Korunmak isteyen kadınların karakollardan tatmin edici bir destek alamaması, aşırı sevgi indirimi, tutku indirimi, saygın tutum indirimi veren hakimlerin oluşu, kadın düşmanlığını körükleyecek, toplumsal cinsiyet eşitliğini kabul etmeyecek şekilde politikalar ve söylemler geliştiren devlet yetkililerinin oluşu ve devlet bürokrasisindeki sıkışmışlık, ihmaller… Bu sözler, bütün bunların hepsini ifade ediyor. Ve bu Türkiye’de de geçerli, Şili’de de, dünyanın başka ülkelerinde de…”

“Kadınlar Bu Müdahaleleri Çok İyi Biliyor”

Dünyadaki tüm Las Tesis eylemleri arasında ilk kez 8 Aralık’taki Kadıköy eyleminde polis saldırısı yaşandığını söyleyen Ataselim, ardından Ankara ve İzmir’de de müdahale ve göz altıların yaşandığını, düşününce bunların çok da şaşırtıcı olmadığını ifade ediyor: “Kadınlar bu müdahaleleri çok iyi biliyor. Her bir kadın kendi hayatına dair karar vermek istediği için öldürülüyor bu ülkede. Sessiz kalamayan, daha fazla hak talep eden kadınlar öldürülüyor, şiddetle bastırılmaya çalışılıyor. Bu esnada devlet, kamunun bir yükümlülüğü olarak kadını korumak, bütün ihtiyaçlarını gidermek önceliğini ne yazık ki yeterince yerine getirmediği için, kadınların ilerlemesinin karşısındaki şiddetle bastırılması cinayetlere yol açıyor. Her bir kadın nasıl kendi hayatında kendini her var etmek istediğinde erkek şiddetiyle karşılaşıyorsa, kadınların kitleler halinde meydanlarda toplanıp haklarını yahut sorunlarını işaret ettikleri noktada polisler tarafından saldırılıp bastırılması, çok tanıdık. Tabii kadınlar nasıl her türlü şiddete rağmen özel hayatlarında geri adım atmıyorsa, politik ve sosyal alanda da yine vazgeçmedi. Her türlü korkutma ve yıldırma çabasına rağmen, gözaltılar da olsa kadınlar bir arada durmaktan asla vazgeçmedi. “Asla yalnız yürümeyeceksin” sloganı devam etti ve “Kadınları değil katilleri durdurun” dedi kadınlar. Bu ses her yerde yankılandı.”

“Esas Suç İstanbul Sözleşmesi’ni Uygulamamaktır”

İstanbul’daki gösteride gözaltına alınan kadınlar, gösteri yürüyüşleri kanununa muhalefetten adli kontrolle serbest bırakıldı. Gözaltına alınanlar arasında yer alan Ataselim, gözaltı gerekçesinin performans sözlerinin cumhurbaşkanına hakaret, devlet kurum ve kuruluşlarını aşağılama ve gösteri yürüyüşleri kanununa muhalefet şeklinde açıklandığını anlatıyor. “Kadınların hakları için mücadele etmek asla suç olamaz. Bu sayede binlerce kadın hayata tutunuyor ve hayattalar” diyen Ataselim’e göre esas suç İstanbul Sözleşmesi’nin gereklerini yerine getirmemekte: “Esas suçu onlara söyleyelim; 6284 Sayılı Kanun’u uygulamamak suçtur, İstanbul Sözleşmesi’ni bütünlüklü uygulamamak suçtur.”

“Güçlü Biraradalıktan Vazgeçmemeliyiz”

Las Tesis gösterilerine siyasi kanattan da farklı tepkiler geldi. İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, gösteride kullanılan şarkı sözlerini eleştirip gösterilerin ardında başka anlamlar ararken, kadın milletvekilleri hem Las Tesis performansı gerçekleştirerek kadın mücadelesinin yanında olduklarını gösterdiler hem Soylu’ya yanıt verdiler. Ataselim’e göre de kadın milletvekillerinin bu desteği çok önemli ve etkili olsa da asıl güç bir arada olmakta: “Güçlü biraradalıktan asla vazgeçmemeliyiz. Siyasi alandan zaman zaman böyle destek verenler oluyor. Biz yine de kendi öz gücümüze güveniyoruz. Her görüşten kadının kendini ait hissedeceği bir meclis mekanizmasıyla ilerlemek istiyoruz.”

Kaynak SivilSayfalar

Yorum

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Sitemizi geliştirmek için, amaçlarla sınırlı ve gizliliğe uygun şekilde çerez kullanmaktayız. Nasıl kontrol edebileceğinizi öğrenmek için Çerez Politikamızı inceleyebilirsiniz. Kapat Daha Fazla Pilgi

X